Berkay Sırtaş

Rehber

Ajans mı, tek el mi? Karar için beş soru

İkisinin de doğru olduğu durumlar var ve seçimi bütçe değil işin şekli belirliyor. Beş soru, hangisinin size uyduğunu bütçe konuşulmadan önce söylüyor.

Teklif almaya başlandığında tablo genelde şöyle: bir ajans aylık paket sunuyor, bir serbest çalışan daha düşük bir rakam veriyor, bir tanıdık "benim bildiğim biri var" diyor. Rakamlar karşılaştırılıyor ve karar çoğu zaman en düşük rakamla veriliyor.

Rakam yanlış ölçüt. Aynı işi yapmıyorlar ve hangisinin doğru olduğu işin şekline göre değişiyor. Aşağıdaki beş soru, bütçe konuşulmadan önce cevaplanırsa karar kendiliğinden çıkıyor.

1. Kaç kanal, kaç kişi?

Bir işletme aynı anda beş kanalda reklam veriyor, günde yüzlerce talep alıyor ve içeride bir pazarlama ekibi varsa, o hacmi tek bir kişi taşıyamaz. Ajansın var oluş sebebi bu: paralel iş gücü.

Talep günde birkaç taneyse ve kararı veren tek kişiyse, o hacim için kurulan ajans yapısı fayda değil koordinasyon maliyeti getiriyor.

2. Kaç ayrı yerle konuşmak istiyorsunuz?

Çoğu işletmede zincirin parçaları farklı yerlerde: reklamı bir yer, siteyi başka biri, yazılımı üçüncü bir taraf yapıyor. Aralarındaki boşluk kimseye ait olmuyor ve o boşlukta iş duruyor.

Buradaki soru "hangisi daha ucuz" değil, "bir şey aksadığında kimi arayacağım". Cevap tek bir isimse, aradaki iş devri de ortadan kalkıyor. Cevap üç isimse, o üçünü koordine etmek de birinin işi ve genelde o kişi siz oluyorsunuz.

3. İşi yapan kişiyle mi konuşuyorsunuz?

Ajansta ilk görüşmeyi yapan kişi ile işi yapan kişi çoğu zaman farklı. Bu kötü bir şey değil, ölçeğin doğal sonucu. Ama bilinerek seçilmeli: anlattığınız şey bir kişiden diğerine aktarılırken bir şeyler eksiliyor.

Tek elden yürüyen işte bu aktarım yok. Karşılığında da bir sınır var: tek kişi ya da küçük bir masa, aynı anda sınırsız iş alamıyor. Uygunluk sorusu burada dürüstçe sorulmalı.

4. İş bittiğinde ne kalıyor?

Bu, en az sorulan ve en önemli soru. Yollar ayrıldığında elinizde ne kalıyor: reklam hesapları sizin adınıza mı açıldı, müşteri listesi sizde mi duruyor, site sizin sunucunuzda mı, kurulan düzeni bir başkası devralabiliyor mu? Hesapların kimin adına açıldığını kontrol etmenin kısa yolu reklam hesabı kimin adına açıldı yazısında.

Cevaplar "hayır"a doğru kayıyorsa, aylık ödediğiniz şey bir varlık değil bir kira. Bu da bilinçli bir tercih olabilir, ama farkında olarak yapılmalı.

5. Sorun bugünün işi mi, düzenin kendisi mi?

Elinizde çalışan bir düzen var ve sadece daha çok reklam üretilmesi gerekiyorsa, bu bir kapasite işi ve ajans bunun için kurulmuş.

Talep geliyor ama kayboluyor, hangi reklamın satış getirdiği bilinmiyor ve kimse zincirin tamamına bakmıyorsa, bu bir kapasite işi değil kurulum işi. Daha çok reklam bu durumda kaybı hızlandırıyor.

Ajansın doğru cevap olduğu durumlar

Bunu açıkça yazmak gerekiyor, çünkü aksi bu yazıyı bir satış metnine çevirirdi.

Çok kanalda yüksek hacimli reklam yönetiyorsanız, içeride bu işi takip edecek biri varsa, aynı anda birden çok pazarda çalışıyorsanız ya da prodüksiyon ölçeği bir ekip gerektiriyorsa: ajans doğru yapıdır ve tek elden kurulum orada yetmez.

Karar bir aşağılama yarışı değil, bir uygunluk sorusu.

Karma bir seçenek de var

Üçüncü bir yol daha var ve sık kullanılıyor: düzeni tek elden kurmak, sonra hacim gerektiren parçayı dışarı vermek. Ölçüm, kayıt ve akış bir kez doğru kurulduğunda, üstüne gelen her tedarikçi aynı tabloya bakıyor ve iş devri sorun olmaktan çıkıyor.

Zincirin tamamının nasıl kurulduğunu hizmetler sayfasında, ölçüm tarafını ölçüm ve geri besleme sayfasında anlattım. Kendi durumunuzun hangisine uyduğunu konuşmak isterseniz, aşağıdan yazın.

Kendi işinizde nasıl görünüyor?

Yazıdaki tabloyu kendi işinizde merak ediyorsanız WhatsApp'tan yazın, cevap aynı gün gelir. İlk bakış ücretsiz.

WhatsApp'tan yaz

WhatsApp kullanmıyorsanız e-posta: [email protected]