Rehber
Google'da çıkmıyorum: yeni bir sitenin ilk üç ayı
Yeni site aramalarda hemen çıkmaz ve bu bir arıza değil. Dizine girmek ile sıralamak ayrı iki iştir; ilk aylarda yapılabilecek şeyler bellidir, geri kalanı beklemektir.
Site iki hafta önce yayına girdi. Adınızı aratıyorsunuz, çıkıyor. Yaptığınız işi aratıyorsunuz, üçüncü sayfada bile yoksunuz. İçeriden bir ses "SEO yaptırmadık galiba" diyor, başka bir ses "belki teknik bir sorun vardır".
Çoğu zaman ikisi de değil. Yeni bir sitenin ilk aylarında olan şey oldukça sıradan ve iki ayrı aşamadan oluşuyor: önce dizine girmek, sonra sıralamak. Karıştırıldıklarında yanlış işe para harcanıyor.
Dizine girmek ile sıralamak ayrı işler
Dizine girmek, Google'ın sayfayı indirip kayda alması. Bu olmadan sıralamaya girmek zaten imkânsız, çünkü kayıtta olmayan sayfa hiçbir sorguya cevap veremez.
Sıralamak, o kayıttaki sayfanın belirli bir arama için ilk sayfaya çıkması. Burada yarıştığınız şeyler yıllardır orada duran, bağlantı almış, tıklanmış sayfalar.
İkisinin süresi de farklı. Dizine girmek günler ile haftalar sürüyor. Sıralamak aylarla ölçülüyor ve rekabete göre değişiyor. "Google'da yokum" diyen çoğu site aslında dizinde var, sadece aradığı kelimede ilk sayfada değil.
Ayrımı görmek de kolay: Search Console'da Sayfa sayısı ekranı kaç sayfanın dizinde olduğunu söylüyor. Orada sayfa görünüyorsa dizin sorunu yok, sıralama işi başlamış demektir.
İlk aylarda gerçekten yapılabilecekler
Sitemap gönderin ve dizin durumunu izleyin. Search Console'a mülkü doğrulayın, sitemap'i gönderin, dizine girmeyen sayfalar için tek tek dizine eklenme isteyin. Bu, Google'a "bu sayfalar var" demenin en doğrudan yolu.
Eski adresleri yönlendirin. Site yenilendiyse eski adreslerin karşılığı yoksa hepsi 404 dönüyor ve o adreslere yıllar içinde birikmiş bağlantı değeri boşa düşüyor. Kalıcı yönlendirme bunu yeni sayfaya taşıyor. Bu, ilk aylardaki en yüksek getirili teknik iş.
Her sayfanın ayrı bir işi olsun. Aynı metnin şehir ya da sektör adı değiştirilmiş kopyası dizine girse bile sıralamıyor, dahası siteyi zayıflatıyor. Bir sayfa açmadan önceki soru hep aynı: bunun söyleyecek ayrı bir şeyi var mı?
Site dışında var olun. Google Business Profile, LinkedIn, sektör dizinleri, birlikte çalıştığınız firmaların siteleri. Yeni bir alan adı için dış bağlantı, "bu site gerçek" sinyalinin kendisi ve sitemap tek başına o sinyali vermiyor.
İçerik üretin, ama doldurmak için değil. Her yazının kendi konusu olsun; anahtar kelime doldurmak için açılan sayfa hem okunmuyor hem sıralamıyor.
Sadece beklemek gerekenler
Bir alan adının geçmişi, sitenin taranma sıklığı ve rekabetçi bir kelimede öne geçmek: bu üçü satın alınamıyor ve hızlandırılamıyor. "Bir haftada ilk sayfa" diyen teklif ya çok düşük rekabetli bir kelimeyi kastediyor ya da söylemediği bir şey var.
Bu bekleme dönemi boş geçmek zorunda da değil. Arama trafiği gelmezken talep başka kanallardan gelebiliyor: reklam, mevcut müşteri, yönlendirme. Site aramadan trafik almadan da işe yarayabiliyor, çünkü reklamın gittiği yer de o site.
Üç ayın sonunda neye bakılır
Tek bir sayıya değil, üçüne birden: dizindeki sayfa sayısı artıyor mu, arama gösterimleri (sıralama değil, gösterim) artıyor mu, ve gelen az sayıda ziyaretçi bir şey yapıyor mu.
Üçü de yatay duruyorsa sorun sabırda değil, ya sayfaların söyleyecek bir şeyi yok ya da site dışında hiç sinyal yok. İkisi de düzeltilebilir işler.
Sitenin ölçüm tarafını ölçüm ve geri besleme, sayfaların gerçekten bir işi olmasını dönüşüm odaklı web sitesi sayfasında anlattım. Kendi sitenizin hangi aşamada takıldığını konuşmak isterseniz, aşağıdan yazın.